Sarev nevresim takimlari


geçirmesi kimi kimseler için havale geçirmek ile eşdeğer kılıf. hayır, minare dik, her türlü kılıf uydurulur. lakin bu yorgan. hem yere değmesin, hem köşelerde boşluk kalmasın… ohooo, zor iş. 
sarev nevresim takımları
iki elin sesini duymak istiyor insan misal bunu geçirirken. ama ikinci elin bundan üç saat evvel ikinci eli arayışını susturarak püskürttüğü için o el, bu satırları yazıyor şimdi. allah düşmanımın başına tek vermesin bu geçirmek işini. bir de diyorlar, niye yeni nesil sürekli kanser oluyor diye. eskiden nevresim mi vardı, yorgan iğnesiyle kaplanırdı yorganlar. odanın yüzeyine önce beyaz bez, sonra yorgan, sonra tercihen saten renkli kısım serilirdi. köşeler için özel ihtimam gösterirdi anneler. elleri pek zorlanırdı köşelere iğne saplarken, oradan iğneyi çıkarırken. tabii bu yorgan kaplamak işi nevresim geçirmek kadar kısa sürmüyordu. ama dura dura, tadını çıkara çıkara yapılıyordu. belki de az zamana sıkıştırmak adına bu havale geçirmelerimiz sözlük, bilemiyorum. hayat kolaylaşırken düzgün geçirilmemiş yorgan gibi buruşuyor önümüzde. köşelerinden sabitlenmek istiyor.